18 Eylül 2011 Pazar
All About Money
Dün gece uyumaya çalışırken. Kolay uyuyabilmek için cebimdeki paranın hesabını yapmaya çalıştım, farkında olmadan. Sonra anladım ki çizgi filmlerde olan o koyun sayma olayı da zaten bir çeşit para saymaktı zaten. O zamanlar paranın değeri koyunlarla ölçülüyordu bir nevi. Parayı icat ettik sanıyoruz. Ama bi şekilde bilinç altımızda karşılaşıyoruz. Belki de bu dünyaya sadece para kazanmaya gelmişizdir kimbilir.
3 Eylül 2011 Cumartesi
3-//YALNIZLIK//
Yalnızlık şehirlerarası otobüste herkes kulaklık takıp film izleyip, müzik dinlediği zaman otobüsteki duymayan tek kişi olduğunun farkına varmaktır.
Kimse annesinin karnından nasıl çıkacağına karar veremiyor. Her ne kadar güzellik önemli diye düşünen çoğunlukta olsa bile, aslında göremediğimiz o kadar çok kusur var ki.
O çocuğu otobüste gördüğüm zaman çok üzüldüm. Onun yerinde olsam kimsenin durup dururken benim için üzülmesini istemem ama insan kendine engel olamıyor. Şahsen kendime adıma konuşursam müzik benim için gerekli ve önemli birşey. Yeri geldiğinde duygularımı dizginleyen, yeri geldiğinde öfkemi boşalttığım, bazen hüzünlenip, bazen keyiflendiren çok özel bir şey müzik. Müziksiz bir hayatı hayal edemedim.
Çocuğun muavinle telefona yazdığı mesajdaki yazılarla konuşmaya çalıştığını görünce kulaklığı çıkardım. Çocuk indikten sonra kulaklarımı tıkadım var gücümle, bir on saniye kadar. O an anladım. O kadar yalnız, o kadar sıkkın hissettim ki ağlayacaktım neredeyse.
İnsan "gerçekten" yaşıyor olmanın değerini bilmeli. Çünkü bence engelli insanlar sadece uzaktan bakma şansına varıyor dünyanın.
Kimse annesinin karnından nasıl çıkacağına karar veremiyor. Her ne kadar güzellik önemli diye düşünen çoğunlukta olsa bile, aslında göremediğimiz o kadar çok kusur var ki.
O çocuğu otobüste gördüğüm zaman çok üzüldüm. Onun yerinde olsam kimsenin durup dururken benim için üzülmesini istemem ama insan kendine engel olamıyor. Şahsen kendime adıma konuşursam müzik benim için gerekli ve önemli birşey. Yeri geldiğinde duygularımı dizginleyen, yeri geldiğinde öfkemi boşalttığım, bazen hüzünlenip, bazen keyiflendiren çok özel bir şey müzik. Müziksiz bir hayatı hayal edemedim.
Çocuğun muavinle telefona yazdığı mesajdaki yazılarla konuşmaya çalıştığını görünce kulaklığı çıkardım. Çocuk indikten sonra kulaklarımı tıkadım var gücümle, bir on saniye kadar. O an anladım. O kadar yalnız, o kadar sıkkın hissettim ki ağlayacaktım neredeyse.
İnsan "gerçekten" yaşıyor olmanın değerini bilmeli. Çünkü bence engelli insanlar sadece uzaktan bakma şansına varıyor dünyanın.
2 Eylül 2011 Cuma
2-//KAYIP//
Günlerdir ne bir ekmek ne su. Gözlerimdeki yaş bile kurur oldu artık. Elimde bahtiyar kırık bastonumda dayanıcak gücü kalmadı. Herşey kendi kendime "hadi bir maceraya ne dersin?" dememle başladı. Ne aradığımı, ne yapmak istediğimi bilmeden sırt çantamı alıp çıktım yola.
Beşinci güne kadar herşey iyi gibiydi. Ama para suyunu çekince macera cehenneme dönüverdi.
İlk haftanın sonunda bir sokak köpeği takıldı peşime. "Pıtır" koydum adını. O da olmasaydı ne yapardım bilmiyorum.
Peki niye mi geri dönmüyorum dersiniz. En başta neden bu yola çıktığımı sanıyorsunuz. Ben bu yola geri dönmek için değil, hayatımı değiştirmek için çıktım.
Bugün 17.gün. Şuanda bir bank üzerinde bu yazıyı yazarken kayıp hayatımdan umudu çoktan yitirdim bile. Yeni hayatımın zorluğunu kabullendim artık.
Beşinci güne kadar herşey iyi gibiydi. Ama para suyunu çekince macera cehenneme dönüverdi.
İlk haftanın sonunda bir sokak köpeği takıldı peşime. "Pıtır" koydum adını. O da olmasaydı ne yapardım bilmiyorum.
Peki niye mi geri dönmüyorum dersiniz. En başta neden bu yola çıktığımı sanıyorsunuz. Ben bu yola geri dönmek için değil, hayatımı değiştirmek için çıktım.
Bugün 17.gün. Şuanda bir bank üzerinde bu yazıyı yazarken kayıp hayatımdan umudu çoktan yitirdim bile. Yeni hayatımın zorluğunu kabullendim artık.
1 Eylül 2011 Perşembe
1-//AŞK//
Dağlara bakıyorum, sen. Yollara bakıyorum yine sen. Aynaya da baksam sen, gözlerimi kapasam yine sen. Yüzünü gözlerime işlemişler sanki. Meğer ne beter illetmiş bu aşk..
Ne sesini unutabiliyorum, ne de gülüşünü. Yok, yok aşk değil bu. Aşk dediğin şu filmlerde gördüğümüz kalbin daha hızlı çarpması olur en fazla. Bu bildiğin lanet resmen..
Günümün her saniyesi yolumu senin yolunla nasıl kesiştirceğimi düşünmekle geçiyor. Böyle hayat olur mu yav, insaf! Ne yediğim yemeği biliyorum ne içtiğim suyu. Tek bildiğim sensin artık..
Hayatımda doğru dürüst kalem almamış ben, bir haftadır seni etkilemek için şiirler, romantik sözler yazmaya başladım.
Bir de duraksamadan konuşabilsem yanında. Yeni doğmuş bebeğe dönüyorum karşındayken. Sanki kafamdaki herşey kayboluyor, onun yerine koca bir sen oluyorsun..
En kötüsü de çoğu zaman senle konuşurken ne dediğini anlamamam. Daha doğrusu dinleyememem. Ama gözlerin, dudakların o kadar güzel ki, ben zaten o dudakların altından hangi ses çıksa etkisinde kalmaktan kendimi alamıyorum.
Of. Ah ulan aşk! Bula bula benim gibi garibi mi buldun şu koca dünyada? Ne ettim de bulanım oldun?
Ne sesini unutabiliyorum, ne de gülüşünü. Yok, yok aşk değil bu. Aşk dediğin şu filmlerde gördüğümüz kalbin daha hızlı çarpması olur en fazla. Bu bildiğin lanet resmen..
Günümün her saniyesi yolumu senin yolunla nasıl kesiştirceğimi düşünmekle geçiyor. Böyle hayat olur mu yav, insaf! Ne yediğim yemeği biliyorum ne içtiğim suyu. Tek bildiğim sensin artık..
Hayatımda doğru dürüst kalem almamış ben, bir haftadır seni etkilemek için şiirler, romantik sözler yazmaya başladım.
Bir de duraksamadan konuşabilsem yanında. Yeni doğmuş bebeğe dönüyorum karşındayken. Sanki kafamdaki herşey kayboluyor, onun yerine koca bir sen oluyorsun..
En kötüsü de çoğu zaman senle konuşurken ne dediğini anlamamam. Daha doğrusu dinleyememem. Ama gözlerin, dudakların o kadar güzel ki, ben zaten o dudakların altından hangi ses çıksa etkisinde kalmaktan kendimi alamıyorum.
Of. Ah ulan aşk! Bula bula benim gibi garibi mi buldun şu koca dünyada? Ne ettim de bulanım oldun?
41 GECE MASALLARI// GİRİŞ//
Her şey aşkla başlayıp aşkla biter, bizde öyle yapalım. Ama doğru değil mi? Aşk denince aklınıza sadece bir erkek ve bir kadın arasındaki aşk gelmesin tabi. Aşkın çeşitleri de var. Savaşlar para aşkı, toprak aşkı, güç aşkı gibi nedenlerden ötürü çıkmıyor mu? Kariyer aşkını hepiniz biliyorsunuzdur. Bunun gibi bir çok şey..
Aşk her zaman ilk. Adem ve Havva'nın öyküsünde bile aşk var. Aşk tuz gibidir olmazsa olmaz diyelim ve ilk masalımızı anlatalım.
Aşk her zaman ilk. Adem ve Havva'nın öyküsünde bile aşk var. Aşk tuz gibidir olmazsa olmaz diyelim ve ilk masalımızı anlatalım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
