Yepyeni bir ben. Merhaba herkese. Bugün ve özellikle bugün bişeyleri değiştirmeye karar verdim. Blogda değiştir tekrar garibim olan hep ona oluyo. Bu tarz kişilik değişikliklerinden sonra hep hıncımı blogdan çıkarıyorum, farkındayım. Artık burda fazla gözükmeyecem. Biraz daha eskiye, kitap, resim, çalgı gibi hobiler edinmeye çalışacam. İnanın bana "Zor değil". Zaten geçenlerde öğrendiğim çok güzel bir sözü paylaşayım burda.
"Yaşamını aydınlatacak bi ilişki aramak, evini aydınlatacak ışığın düğmesini dışarda aramaya benzer." B.Ç.
Gerçekten çok etkilendiğim güzel bir söz. Neyse zaten öylesine bi uğrayım demiştim, yavaştan kaçayım ben. Esen kalın.
12 Ekim 2013 Cumartesi
29 Eylül 2013 Pazar
"Hatalıydım, Aramadınız!"
Her halde şimdiye kadar etkilendiğim en derin anlamlı söz bu olsa gerek. O kadar basit bir mantıkla o kadar güzel anlatıyor ki herşeyi. Aslında altına hiç bişey yazmamam gerekirdi. Bu aralar hayatımda bi takım değişimler üzerinde yoğunlaştım. Güzel şeyler oluyor-henüz tam rayına oturmasa da- olacak desek daha doğru olur. Hatalı olmak istemediğimden belki de. Hata yapmayı lüks olarak gördüğümden de olabilir.
Benim düşünceme göre hatayı yapan her zaman haksız olmayabiliyor. O kişiyi etkileyen-etkilemeyen- bir takım olaylar zincirinin daha çok sorumlu olduğunu düşünenlerdenim. Rahatsız olduğun şeyi dile getirmezsen o şeyin nasıl bitmesini beklersin ki?
19 Temmuz 2013 Cuma
Ve Yaz Gelir
Resimdeki gibi geldi yine.. Hiç bi yaz geçenki gibi (erasmus) olamayacağı için hüzünleniyor insan. Boşuna kafamıza güneş geçiyor. Deniz gördüğümüz de yok. EE ne bok yemeye geliyo o zaman bu a..ına koduğum.
-Abi noluyo hayırdır böyle küfürler falan?!
-Hep tweeterdan işte dayı..
Neyse (Ekskuze miya) fransızcamı da konuşturdum. Meraba de bakalım abilere/ablalara?
-...
-O konuya daha gelmemişse demekki ablası/abisi.
Fransızca dedikde italyanca öğrenme gayretlerim tam gaz sürmese de bi şekilde ite kalka yol alıyo gibi. Seneye her cebimden bir dil çıkarcam sizlere.
-Abi noluyo hayırdır böyle küfürler falan?!
-Hep tweeterdan işte dayı..
Neyse (Ekskuze miya) fransızcamı da konuşturdum. Meraba de bakalım abilere/ablalara?
-...
-O konuya daha gelmemişse demekki ablası/abisi.
Fransızca dedikde italyanca öğrenme gayretlerim tam gaz sürmese de bi şekilde ite kalka yol alıyo gibi. Seneye her cebimden bir dil çıkarcam sizlere.
5 Haziran 2013 Çarşamba
DİREN TÜRKİYE
Bugün 4 Haziran 2013. 31 Mayıs'ta başlayan İstanbul Gezi Parkı direnişinin 4üncü günü. Aslında onların direnişi daha evvel başladı ama o zamanlar biz farkında değildik. O zamanlar sesleri duyulmuyodu. Sonra kibrit ateşlendi. Dalga dalga yayıldı. Etkiye tepki çok sert oldu. Sizin deyiminizle "POLİS" benim dememle; neyse yazmıyorum burda boşuna ağzımı bozmaya gerek yok. İşte bu bizi korumakla görevli olan "HERİFLER" vurmaya, kırmaya, yaralamaya başlamasıyla olay büyüdü tabi.
Bi yandan da "TV" ve "GAZETE" dediğimiz medya organlarının da susması olayın tuzu biberi oldu. 2 gün oldu tek bir haber çıkmadı. Bunun üstüne polisin şiddeti kınanmak için halk sokağa döküldü. Ve en sonunda olan da ölüm. Yabancı kaynakların dediğine göre 3000den fazla yaralı, fakat sadece baş'tan ibaret olan ama insan olamayan bakanımızın dediğine göre 60 yaralı. (bütün illerde toplam olarak)
İşte geldik 4.ncü güne. Yalan söylemicem ben sadece 2 gün katılabildim. Okulumun duyarsızlığı ve sınavlarımızı ertelememesi yüzünden. Şimdi "Şenlik Havası" tarzı yorumlar okuyorum internetten. Abi tamam bende istemiyorum daha fazla büyümesini. Bende istiyorum artık bitmesini. Ama bu şekilde bitemez! 2 gün önce çoluk çocuk kadın yaşlı demeden gözünü köreltip vuran polis değil miydi!!!?? Ee bugün noldu? Değişti mi görüşleri? Haklı olduğumuzu mu gördüler? Hatalı olduklarını mı farkettiler? Yok hafız yok, artık polise şu kadar bir güvenim, sevgim kalmadı. Emir kulu değil onlar. Emin kulu dediğin bu kadar sevkle sallamaz o sopayı, Biber gazını kafaya tutmaz.
Şimdi anladım ki "POLİS VİZDANSIZLIKTIR" vicdan olmadığı kesin. Benim can güvenliğimi de düşünmediği kesin.
Şuanda durum şöyle: Polisle çay içilip şakalaşılıyor, Sanki dün hiç kimse bu uğurda ölmemiş gibi halaylar çekiliyor, 1 gün önce deliler gibi kaçtığın Tomalarla birlikte resimler çekiliyor. Diyeceksinki bu kötü bişey mi? Burda bitmedi ki Ankara'da bunlar olurken Hatayda. Adanada, Dersimde insanlar yine dövülüyor, yine suratlarına gaz bombası atılıyor.
Baş'dan ibaret bakanımız kaçıp gitti ülkesinden. Ama o da farkında bu halka bi özür borçlu olduğunu. Aynı zamanda Polis de öyle. Böyle tamam hadi bugün vurmicaz demek mi yani bizim özgürlüğümüz?? Onlar izin verdiği için mi Özgür olduk?!
Bu olaylar bir eylem olarak başladı, fakat artık bir direniş oldu. Bir halkın kendi polisine kendi Hükümetine olan direnişi! O yüzden ilk başlarda bağıra çağıra yürüyelim ne yapacaklar sanki diyen o saf halime acıdım şuan. Onları kıştırtan bizmişiz düşündüm hep. Ama yanıldım benim gördüğüm sadece 100metre ilersiydi. Onun arkasında sokak aralarında dövülen, evlerinin camından biber gazı bombası atılan, gel gel vurmicaz diyip ardından ateş eden, göstericiyi vurduktan sonra arkadaşlarına sevinç nidasında bulunan KOCA BİR ÜLKE VARMIŞ aslında. Bugünlük yazacaklarım bu kadar düşüncelerimi dile getirdiğim için mutluyum. İyi geceler Türkiye. Yarın yine sokaklardayız.
Bi yandan da "TV" ve "GAZETE" dediğimiz medya organlarının da susması olayın tuzu biberi oldu. 2 gün oldu tek bir haber çıkmadı. Bunun üstüne polisin şiddeti kınanmak için halk sokağa döküldü. Ve en sonunda olan da ölüm. Yabancı kaynakların dediğine göre 3000den fazla yaralı, fakat sadece baş'tan ibaret olan ama insan olamayan bakanımızın dediğine göre 60 yaralı. (bütün illerde toplam olarak)
İşte geldik 4.ncü güne. Yalan söylemicem ben sadece 2 gün katılabildim. Okulumun duyarsızlığı ve sınavlarımızı ertelememesi yüzünden. Şimdi "Şenlik Havası" tarzı yorumlar okuyorum internetten. Abi tamam bende istemiyorum daha fazla büyümesini. Bende istiyorum artık bitmesini. Ama bu şekilde bitemez! 2 gün önce çoluk çocuk kadın yaşlı demeden gözünü köreltip vuran polis değil miydi!!!?? Ee bugün noldu? Değişti mi görüşleri? Haklı olduğumuzu mu gördüler? Hatalı olduklarını mı farkettiler? Yok hafız yok, artık polise şu kadar bir güvenim, sevgim kalmadı. Emir kulu değil onlar. Emin kulu dediğin bu kadar sevkle sallamaz o sopayı, Biber gazını kafaya tutmaz.Şimdi anladım ki "POLİS VİZDANSIZLIKTIR" vicdan olmadığı kesin. Benim can güvenliğimi de düşünmediği kesin.
Şuanda durum şöyle: Polisle çay içilip şakalaşılıyor, Sanki dün hiç kimse bu uğurda ölmemiş gibi halaylar çekiliyor, 1 gün önce deliler gibi kaçtığın Tomalarla birlikte resimler çekiliyor. Diyeceksinki bu kötü bişey mi? Burda bitmedi ki Ankara'da bunlar olurken Hatayda. Adanada, Dersimde insanlar yine dövülüyor, yine suratlarına gaz bombası atılıyor.Baş'dan ibaret bakanımız kaçıp gitti ülkesinden. Ama o da farkında bu halka bi özür borçlu olduğunu. Aynı zamanda Polis de öyle. Böyle tamam hadi bugün vurmicaz demek mi yani bizim özgürlüğümüz?? Onlar izin verdiği için mi Özgür olduk?!
Bu olaylar bir eylem olarak başladı, fakat artık bir direniş oldu. Bir halkın kendi polisine kendi Hükümetine olan direnişi! O yüzden ilk başlarda bağıra çağıra yürüyelim ne yapacaklar sanki diyen o saf halime acıdım şuan. Onları kıştırtan bizmişiz düşündüm hep. Ama yanıldım benim gördüğüm sadece 100metre ilersiydi. Onun arkasında sokak aralarında dövülen, evlerinin camından biber gazı bombası atılan, gel gel vurmicaz diyip ardından ateş eden, göstericiyi vurduktan sonra arkadaşlarına sevinç nidasında bulunan KOCA BİR ÜLKE VARMIŞ aslında. Bugünlük yazacaklarım bu kadar düşüncelerimi dile getirdiğim için mutluyum. İyi geceler Türkiye. Yarın yine sokaklardayız.
İçindekiler:
Diren Ankara,
Diren Gezi Parkı,
Diren Türkiye,
Fuck Da Police,
Occupy Turkey,
Özgürlük,
Politik,
Tayyeap
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Ambole Beyinler
Twitter için seni bırakmaya değmezmiş be blog! Orda herkes yozlaşmış, takip peşinde. Sanki peşine adamları takıp ne olacaksa. Dünkü ölümlerden sonra bile hala o yanda çıkan hashtag mi diyolar Top tweet mi ne boksa onları görsen ağlarsın. Bu adamlar ne kullanıyo da hala bunların peşinde dersin. Valizini alıp dış hatlardan bilet aramak istersin. İşte böyle bi duygu yoğunluğu içerisindeyim şimdi. Bok vardı da gittik. Hatay'daki tüm ölenlere rahmet, arkada kalanlara da sabır dilemekten başka bişey gelmiyor elimizden..
Gel de sakin ol bu durumda..
Gel de sakin ol bu durumda..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


