Bu yaşıma geldim daha olrici bilmiyorum utanmadan. "Olric:Oğuz Atay£ın 'tutunamayanlar' romannındaki yıllarca bulmak için uğraştığı hayali bir karakter, bir iç ses"imiş. Vallahi çok da güzel yorumlar okudum. Gidip bir almak da farz artık. Alın size bir de alıntı.
"Biliyor musun Olric. Onunla ne zaman lades oynasam hep o kazandı.
-Neden efendimiz?
-Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?"
31 Ağustos 2011 Çarşamba
30 Ağustos 2011 Salı
41 GECE MASALLARI
Evet köydeyken tarlada, çayırda çalışırken temiz havanında etkisiyle böyle bir saçmalık geliverdi aklıma. Dedim ki: " Abi madem Şehrazat bi tarafından bin masal uydurabiliyor, Ee benimde o tarafım az değil hani 41 de benim ki uydurur nolcak." Bir de dedim bir kıyak yapayım her masala bir şarkı koyarım dedim. Hadi bakalım yarın ilk gecemiz. Gidinde üstünüze şöyle güzel bir şeyler giyin bari. Ha bu arada 41 gece dedikte haftada 1 hikaye olacak. Dizi mantığı yani. Parça parça satıcam size. Eh o zaman ne diyelim hayırlı/uğurlu olsun.
Sayfamız değişse de biz aynıyız.
Merhabalar efendim. Ne zamandır sustum sustum aha tam orama kadar geldi. Tatil bitti, interneti açtırdım, blogda da bir takım değişiklik yapayım dedim. Aklımda bi kaç bir şey var ama hemen söylemeyim yavaş yavaş, sindire sindire gidelim. O zaman siz söylemeden ben söyleyim hoş bulduk gençler.
"Biz de ankaralıyık, incesu çocuğuyuk olum biz. Şu tipe bak hele."
"Biz de ankaralıyık, incesu çocuğuyuk olum biz. Şu tipe bak hele."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

