Bana Dair (35) Anlamlı (17) Okul (10) Anlamsız (9) Aşk (8) Erasmus (5) Para (3) sex (3)

8 Mayıs 2012 Salı

Kanımın Kanı

Buarada kaldırmaya üşeniyorum ama yan taraftaki kitabı bitireli asırlar oldu nerdeyse. O bu blogun emekçi simgesi olsun o zaman demiyelim. Öğrenci adamız sonuçta ne emeğimiz var ki. Gerek yok böyle boş gösterilere. Damlaya bugünü bize hediye ettiği için teşekkür ediyorum. Şaka maka onunla da konuşamıyoruz ev arkadaşı deniz anası (Duygu) yüzünden özlemişim aslında eski geyiklerimizi. Neyse Duygu sanki çok umrumdaymış gibi yazıp durmuşum ona yazdığım satıra yazık diyorum ve ömrümün geri kalanında onunla karşılaşmamayı diliyorum. Hayat onsuz çok daha güzel inanın bana!
Pasaport işlemlerini geçiktirip duruyoruz ama bu gidişle sınav zamanına sıkıştırıcaz işlemleri, olan yine bize olacak. Güzelim vize notlarım etkilenmesin de başkada bişey istemem.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Back To The Oldtown

Bir hışımla geldim. Yokluğumda pek bir şey olup bitmese de geri geldiğime göre eski rozetimin peşindeyim elbette. Her ne kadar bahar güneşi siyahlığımı soldurmayı başarsa da Siyahadam olarak gölgelerin arasında oturmaktan sıkıldım. Hep kafamın içinde duran bu film işini Budapeşte'de hallederim diye umuyorum. Oraya tek gitmek 'sıkılır mıyım acaba' sorusunu getirse de, Ankara'dan iyidir diye avutuyorum kendimi. Farklı bir dille değişik insanlarla anlaşması biraz heyecan verici. İngilizcem iyidir ama pratik olmadığı için başlarda biraz sorun yaşasam da sonra Jude Law gibi akar giderim gibi geliyor.
Vize notlarım fena değil galiba not ortalamasını yükseltme yolundayım bu dönem. Ama yine de finaller başlayınca ne halde olurum o bir muamma tabi.
Sonunda hayatımdan çıkardığım kişiliksiz arkadaşım(!) Duygu var bide. Tanımayı hiç istemeyeceğiniz türden bir insan(!). Her neyse yazmak istediğim bir kaç şey daha vardı aklımda ama kahvaltı yapmam gerekiyor yoksa okula geç kalacam.
Stay strong, stay alive!

6 Mayıs 2012 Pazar

Kandan Kale

Sevgili hediyesi Cemal Süreya'dan Sevda Sözleri kitabını aldım bir kaç ay önce. Fakat kafayı verip de bi türlü okuyamadım. Yarım yamalak birşey oldu. 
-Ama şiir bu pat diye de okunmaz ki!
-Bakıyorum haber çabuk duyulmuş. Nerelerdeydin be üstat!
-Ben hep buradaydım da sen beni göremiyecek kadar meşgul gösteriyordun kendini!
Her neyse okumaya değer bi kitap. Şiirle ilgileniyorsanız çoktan okumuşsunuzdur zaten. Tüm şiirleri derleme olarak yayınlanmış bu kitapta. Çok hoşuma giden bir kaç alıntı var onları yazamadan edemiyecem.


"Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyor,
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük."






Uç Kuşum Uç.

Küllerinden doğmak derlerya hani anka kuşu için, ben de bokumdan doğdum tekrar mesela. Tabi bokun getirdiği bi takım etkiler olmadı değil. Artık 2 şişe parfüm 1 hafta bile götürmüyo beni.
Ben ki kendi bokunu bile temizlemeye üşenen adam kalkmış erasmusla staja gidiyorum yazın. Hemde Budapeşteye! Neyse bu kadar bok muhabbeti yeter. Kendi bloguna bile girmeye üşenen adamdan ne bekliceksin ki zaten.
Neyse umarım tekrardan düzenli yazmaya başlarım bu lanet şeyi. Cheers!