Dün güzel bir gündü. Hani böyle güzeldi yani. İyi oldu. Güzeldi işte. Yani ...
-Anladık hafız güzelmiş.
-Güzeldi ama.
-Baydın ama.
Tamam tamam. Konumuza dönelim.
-Konumuz da mı vardı?
-Tabiki olm.
Neyse sen bi geri çekil biraz. Heh tamam. Sınav arasındayım şuan. Pazartesine kadar ders yok, keyfim yerinde. Canımın jelibon çekmesi ufak bir sorun. Bide şu paso soran amcalar! Neyse keyfimizi bozmayalım. Bu aralar bi nargileye gidesim var. Dilanı da özledim, bi buluşsak iyi olur. Sesimi duyuyorsan Dilan, sesime gel. Toker'e de burdan teşekkür edeyim. O duymaz, bilmez ama. Ben bileyim yeter be hafız. Sanki ödül almış gibiyim. İnsanlara sesleniyorum, teşekkür falan ediyorum. Bu blog çok bozdu beni.
Seneler sonra Ankara'da tiyatroya da gittim ya, sırtım yere gelmez artık. Gerçi bizim fakültenin oyunuydu ama, güzeldi be hacı. Adamların illa ünlü mü olması gerekiyor yani güzel olması için. Güldük, eğlendik işte. Bana yetti. Şimdi tutup da tiyatro eleştirmenliği yaptırmayın bana. Hem zaten elim ağırdır.(!)
Beni tiyatroya davet eden sevgili partnerime de teşekkür ediyorum bir kez daha. Ayrıca kamera ekibine, rejiye ve beni burda yalnız bırakmayan her...
-Bokunu çıkardın tamam.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yap abi,yorum yap yani. Seni de dinleyelim, sen de konuş. Hem ne demişler insanlar konuşa konuşa..