Bir hışımla geldim. Yokluğumda pek bir şey olup bitmese de geri geldiğime göre eski rozetimin peşindeyim elbette. Her ne kadar bahar güneşi siyahlığımı soldurmayı başarsa da Siyahadam olarak gölgelerin arasında oturmaktan sıkıldım. Hep kafamın içinde duran bu film işini Budapeşte'de hallederim diye umuyorum. Oraya tek gitmek 'sıkılır mıyım acaba' sorusunu getirse de, Ankara'dan iyidir diye avutuyorum kendimi. Farklı bir dille değişik insanlarla anlaşması biraz heyecan verici. İngilizcem iyidir ama pratik olmadığı için başlarda biraz sorun yaşasam da sonra Jude Law gibi akar giderim gibi geliyor.Vize notlarım fena değil galiba not ortalamasını yükseltme yolundayım bu dönem. Ama yine de finaller başlayınca ne halde olurum o bir muamma tabi.
Sonunda hayatımdan çıkardığım kişiliksiz arkadaşım(!) Duygu var bide. Tanımayı hiç istemeyeceğiniz türden bir insan(!). Her neyse yazmak istediğim bir kaç şey daha vardı aklımda ama kahvaltı yapmam gerekiyor yoksa okula geç kalacam.
Stay strong, stay alive!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yap abi,yorum yap yani. Seni de dinleyelim, sen de konuş. Hem ne demişler insanlar konuşa konuşa..