Dün gece içtik, eğlendik, güldük. Geniş bakarsan iyiydi. Ama bazı olaylar oldu. Zek bi arkadaşını getirdi; Turuğsan. İsme bak. Neyse iyi çocuktu başlarda güzel eğlendik. Bu devirmeye başladı baya bi. Ben 2 bira, 2 tekila shotda durdum. Biraz da Duygunun değişik kokteyllerinden içtim işte o kadar. Her neyse bu öküz içti içti durmadan, çıkışta bide hesap ödedi biraz tuzlu oldu ona ama ne bekliyordu ki. Bu homurdanmaya başladı bir de çok para ödedim falan diye. Kızılaya inelim dediler, Pasaj diye bi yer varmış ona gittik. Kapıdaki adamla tartıştık girmedik. Duyguyla o Turuğsan olucak şahıs iyice kendinden geçti. Abi bir şey diyeyim. Tanımadığın insanla içmeyeceksin. Zek'in en yakın arkadaşıymış diye samimiydik ama gel gör sarhoş olduğunda yaptıklarına. Biz bunu kolundan tutarken tokadı bastı bana. Şimdi biz de sarhoş olduk. Biz de kendimizden geçtik. İsteyerek yapıyor bu hareketleri. Sarhoşluk diye bi bahane mi olur tokat atmak için? Ne yapayım ki şimdi. Herif vurmuş tokadı mal mal sırıtıyo. Zek'in en yakın arkadaşı sonuçta. Anlatmak istediğim bir şey yapılmaz ki o hareketten sonra. İlk kez bir sarhoş derdim oldu. Bana kalsa 5 dakka durmam yanında bırakır giderdim. Zek yine iyi sabırlıydı. Bunlar adam değil hafız. Bunlar her gün yolda görüp arkasından sövdüğümüz adamlar. Onların hareketleri.
Alkolün arkasına sığınılmaz hafız. Alkolü arkasına sığınıp bir şeyler yapmaya çalışan insan kişiliksizdir. Ya cesur ol ne yapacaksan yap, ya da siktir olup git. Sizce bütün mesele bu mu?
Aman diyim bana güvenip de sarhoş olmayın bırakıp giderim, hiç uğraşmam. Dilanı özledim. Geceki olaylardan sonra daha bi özledim. Herkesle arkadaş olunmuyo abi, ne kadar kafa olursa olsun. Sadece muhabbetle olacak şey değil.
Bu şarkı size gelsin.

