Bana Dair (35) Anlamlı (17) Okul (10) Anlamsız (9) Aşk (8) Erasmus (5) Para (3) sex (3)
Anlamsız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anlamsız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2011 Pazar

Kaybolan Beyin Hücrelerime İçelim!

Beynimde bir hareketlilik hissediyorum buaralar. Sınavlarda olan boktan performansları yüzünden beyin hücrelerim arasında savaş çıktı galiba. Mesela fizyo 1 e çalışanları ;
"-O kadar çalıştınız yine kaldınız bok heriflerr.." diyerek kılıçtan geçirdiler bence.
Viro 1 e çalışanları;
"-Millet çalışmadan bi bok bilmeden bile geçti, siz daha bi mavidili anlatamayın." diyerek diri diri yaktılar.
Pato 1 e çalışanları;
"-Ulan ilk alışınızda utanmadan bide geçmeyi mi düşündünüz." diyerek denize attılar.
Yem e çalışanları;
"-Neyse siz çok çalışmadınız." diyerek kamu hizmeti cezasına çarptırdılar.
Evet bunlardan kaldım. Ve azalan beyin hücrelerim sayesinde bir sonra ki dönem bile kalabilirim. Beynimdeki isyanı bastırmalıyım. 
Bi biskrem versem susarlar mı ki?

17 Mayıs 2011 Salı

Zihin Çorbası.

Düşünmek bile zor geliyor bu havada. O kadar karanlık ki, kendi düşüncelerine bile ulaşamıyorsun. Bu gibi havalarda zihnini kapatmalı. Yorulmasın boşuna. O da bir insan(parçası). Ctrl+Alt+Delete'i olsa keşke. Bazen kitlendiği de oluyo çünkü. Yoksa bu bir tek bana mı oluyor? Zihinsiz miyim ben?(şerefsiz gibi oldu)

Neyse dışarı çıkma niyetindeyim. Madem zihnim çalışmıyor, bari ayaklarım çalışsın az. Dilan'la buluşuruz belki. O zihnimi tazelemeyi iyi biliyor. Onunla konuştuğumuzda düşünme gereği duymadığımdan(süzmeden, tartmadan, dürüst olurum ona) zihnim de dinlenebilir.

-Hay arkadaş zihin kusucam yakında amma zihin dedin.
-Harbi ha. Hayatımda ilk defa oluyor bu. Affeyle..
-Tamam tamam. Yeter ki bida deme.

Neyse  konuyu dağıtmayı başardık sonunda. O zaman ben kaçayım. Dilan'la görüşelim. Hem bi bira içesim de var. Var mı benden bir isteği, dileği, arzusu, faztazisi olan?
-...
Yok yani. Siz kaybedersiniz.

13 Mayıs 2011 Cuma

Bİ Parça Almaz mısın?

Biraz kilo mu aldım ne? Görgü tanıkları öyle diyorlar. E ne de olsa adamlar görgülü tanıklar. Yalan söyleyecek halleri yok ya. Görgü tanığı olmak da zor. Küfür de edemiyordur onlar şimdi. İçlerinde biriktire biriktire kendi şişmanlığını benim gibilere iteliyorlar. Bunlara kanmamak lazım. Dolandırıcı hepsi. Görgüsüz tanık bunlar.

Az önce ailecek kumar oynadık. Zevkliydi yendik dedemle, annem ve babamı. Aile kumarı biz de aile saadeti gibi bir şey. Bizim eve gelen hiç bir akraba bir el kağıt oynamadan gitmez. Yetkililere duyuruyorum yasadışı kumar, içki, karı/kız hepsi bizde.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Midem de Midem

Şimdi şöyle oluyor. Midemi çok severim ben. İnanıyorum ki o da beni seviyor. Gerçi arada yemek seçer, gaz çıkarır ama yine de vazgeçemem ben ondan. Parasız kaldığımda da yanımdadır haa. Yalnız bırakmaz beni öyle kolay kolay. Esaslı organdır benim midem. Ama bu aralar biraz aramız bozuk. Göbek yaptı birazcık. Mecbur yemeğinden kesmek zorunda kaldım.Çok mu şımartıyorum ki acaba?

Alakasız ama bugün son vizeme giricem. Çalıştım da. Birazcık zor bi sınav. Yapabilir miyim bilmiyorum. Yinede son olması yüzümü güldürmeye yetiyor. Bu anlamsız konuşmayı niye mi yaptım. Çünkü uykusuzum, açım ve stresliyim. Üzerime gelmeyin ısırabilirim. Merak etmeyin ama aşılarım tam.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Anlamsız

Dün güzel bir gündü. Hani böyle güzeldi yani. İyi oldu. Güzeldi işte. Yani ...
-Anladık hafız güzelmiş.
-Güzeldi ama.
-Baydın ama.
Tamam tamam. Konumuza dönelim.
-Konumuz da mı vardı?
-Tabiki olm.
Neyse sen bi geri çekil biraz. Heh tamam. Sınav arasındayım şuan. Pazartesine kadar ders yok, keyfim yerinde. Canımın jelibon çekmesi ufak bir sorun. Bide şu paso soran amcalar! Neyse keyfimizi bozmayalım. Bu aralar bi nargileye gidesim var. Dilanı da özledim, bi buluşsak iyi olur. Sesimi duyuyorsan Dilan, sesime gel. Toker'e de burdan teşekkür edeyim. O duymaz, bilmez ama. Ben  bileyim yeter be hafız. Sanki ödül almış gibiyim. İnsanlara sesleniyorum, teşekkür falan ediyorum. Bu blog çok bozdu beni.

Seneler sonra Ankara'da tiyatroya da gittim ya, sırtım yere gelmez artık. Gerçi bizim fakültenin oyunuydu ama, güzeldi be hacı. Adamların illa ünlü mü olması gerekiyor yani güzel olması için. Güldük, eğlendik işte. Bana yetti. Şimdi tutup da tiyatro eleştirmenliği yaptırmayın bana. Hem zaten elim ağırdır.(!)

Beni tiyatroya davet eden sevgili partnerime de teşekkür ediyorum bir kez daha. Ayrıca kamera ekibine, rejiye ve beni burda yalnız bırakmayan her...
-Bokunu çıkardın tamam.

15 Nisan 2011 Cuma

Anlamsız

 Durup dururken sinirlendim resmen ya. Halbuki iyi de fikirdi eğlenirdik ne güzel bu stresli sınav döneminde şerbet gibi gelirdi yani. Kınıyorum seni Zek. Hayır yemin ediyorum bu kadar borç içinde olmama rağmen tek kuruş da ödetmeyecektim sana. O kadar iyi günümdeydim, düşün. Neyse ben kızınca yakışıklı olan erkeklerden değilim, çok kızmayayım en iyisi. Öyle olan erkekler var mıdır acaba. Kızınca yakışıklı, sıçarken karizmatik?

14 Nisan 2011 Perşembe

Hayvan Davranışı

Geri sayım başladı. Yarın ki hayvan davranışı sınavından sonra 6 günlük sınavarasında ne yapacağıma karar vermeliyim. Üstümü örtmeli miyim? Yoksa şortla mı yatmalıyım? Sınavlar neden bu kadar zor? Babam yemek yapmamayı nereden öğrendi? Çok sonra..

11 Nisan 2011 Pazartesi

Rıfkı

"Tıpkı filmlerdeki gibi" bu söz nedense bana Rıfkı ismini hatırlatıyor. Tıpkı dedimde hiç Rıfkı diye bi arkadaşım olmadığını farkettim. Şuan Rıfkı diye bi arkadaşımın olmamasının üzüntüsü içersindeyim. Dışarısı çok soğuktu içerisine geçtim. Dedimki neden hafız neden yok rıfkı. Yok cevap veremedim. Oturdum ağladım. Neredesin Rıfkı. Neredesin..

6 Nisan 2011 Çarşamba

Vizeler..

Soğudum hafız! Daha başlamadan soğudum hemde. Bu yıl hiç çalışasım yok ya. Saldım gitti dersleri. Yarın mikrob vizesi var ama ben hala bu nalet şeyin başındayım. Ders notlarına tonla para vermeme rağmen bi yüzünü açıpda bakmışlığım yok daha. Ah vizeler.. Şarkı yokmu acaba süper şarkı ismi olurmuş. Yapılan onca şaçma şeyler varken "Ah vizeler.." niye olmasınki. Hatta albüm bile olur. Her kürsüye bi şarkı yazılır. Sonra albüm tutar okul bırakılır. Şöhret yolunda ilerlerken kalaşnikofla taranır. Kurşun kafadan sekip geçer. Sol küçük parmağın %60 felç olur. Kahrından içersin. Sol küçük parmağına da bi şarkı bestelersin. Ee bu kadar şaçmalama sınırım yeter dimi. Aklımda bu  kadar şey varken nası ders çalışayım değilmi. Haklıyım evet.